Sayfalar

1 Ocak 2015 Perşembe

‘Sınıfsal yer değiştirme’ ‘Haziran’da, Rojava’da..., Evrensel, 29 Aralık 2015

Tolga Tören
Yenişafak yazarı Ali Bayramoğlu, 17 Aralık 2014 tarihli “Demokrasi mi otoriterlik mi?” başlıklı yazısında “Son operasyona ilişkin AK Parti’yi merkez alan tek boyutlu tepkiler, muhalifleri susturma ve cezalandırma iddiaları durumu ve Türkiye’yi resmeder mi?, Bu ülkedeki tüm siyasi gelişmeler cumhurbaşkanının eğilimleriyle açıklanabilir mi?...” diye soruyor ve yanıtlıyor: “... bu sorulara ‘olumlu’ yanıt vermek ancak Türkiye’ye dışarıdan ve anlamaktan aciz bir bakışla mümkündür. Türkiye içinden yapılacak bu tarz keskin bir okuma ise, ancak “muhalif bir şehvet”le ya da “sınıfsal bir öfke”yle mümkündür...”

Susturma: Her daim muhalefet, bazen yol arkadaşı!

KCK operasyonlarının ilerici/sol Kürt muhalefetini, Devrimci Karargah operasyonunun bu muhalefet dinamiğine yakın duran sosyalist muhalefeti; Ergenekon operasyonunun ise Kemalist muhalefeti susturma ve cezalandırma operasyonları olduğu konusunda şüphe duymamızı gerektirecek bir emare yok.

Darbelerle hesaplaştığını iddia eden AKP’nin yakın zamana kadar en önemli müttefikinin, 12 Eylül darbesini “Hızır gibi imdadımıza yetişen Mehmetçiğe bir kere daha selam duruyoruz” sözleriyle karşılamış olan ‘Cemaat’ olduğu hafızalardayken...

12 Eylül 1980’in kalıntıları, örneğin YÖK, yüzde 10 seçim barajı, MGK ve benzerleri yerinde duruyorken...

17 – 25 Aralık süreci sonrasında, AKP, bir zamanlar ‘Cemaat’ ile bir olup üzerine gittiği ulusalcı çevrelerle ittifak eder hale geliyorken...

IŞİD’in “demokratik özerklik” gibi kapitalizme alternatif olma potansiyeli taşıyan modeller geliştirmeye çalışan Kürt dinamiklerine uyguladığı vahşet, seyrediliyorken...

Resim ve yanıt gayet nettir: Evet, yaşanan(lar) susturma girişimidir. Her daim muhalefeti; bazen de eski yol arkadaşlarını... ‘Cemaat’ ile olup bitenin ikincisi olduğu aşikar...

İstikrar fetişizmi = “Otoriterlik”

Bayramoğlu’nun sorularında kısmi bir haklılık yok değil!: Evet, bahsedilenler cumhurbaşkanının kişisel eğilimleri ile açıklanamaz. Ama bu, cumhurbaşkanının otoriter eğilimlere sahip olmamasıyla değil, onun en güçlü temsilcisi olduğu rejimin -“Yeni Türkiye”- ortaya çıkmasına yol açan dinamikleri anlama gerekliliği ile ilgili.

Dolayısıyla, odaklanılması gereken, evet, cumhurbaşkanının bireysel tavırları değil, Türkiye kapitalizminin bugün geldiği noktadır. Otoriterleşme ve ötesi görünümler, sermaye birikimi süreci ve bu sürecin asli dinamiği olan sınıf ilişkileri bağlamında ele alınmadıkça, eksiktir. Bir başka ifadeyle, Türkiye’nin “otoriterlik”i de aşan, bir “olağanüstü rejim” dönemine girmesi, Türkiye kapitalizminin gelişim dinamiklerinden bağımsız, kerameti kendinden menkul bir olgu değil. Bu konuda söylenebilecek çok şey olmakla birlikte, tek başına “istikrar” kavramının sermaye çevreleri ve hükümet nezdinde kazandığı fetişistik önem bile bu konuda bize yardımcı olur: Sermaye hızla ve muhalefetsiz karar almak, uygulamak, dolayısıyla, birikmek istiyor!

“Sınıfsal yer değiştirme”?

Bu anlamda, evet ve elbette, sınıfsal dinamikler söz konusu; ama Bayramoğlu’nun kullandığı anlamda değil. Bu son noktayı biraz daha açmak gerekiyor. Ama önce Bayramoğlu’nun kendi sorularına verdiği yanıtları okuyalım:

“AK Parti Türkiye’de büyük bir dönüşüme imza attı ve atmaya devam ediyor. Bu dönüşüm cumhuriyetin başında kurulan modelin ters yüz edilmesi üzerine kuruludur ve bu model kadar tarihseldir. Sosyolojik, simgesel ve ekonomik eşitlenme, bu çerçevede yaşanan sınıfsal yer değiştirme yeni dönemin kurucu unsurlarıdır. Bunlara “sivilleşme”, “sivil ve siyasal haklar alanında yaşanan genişleme”, “çözüm süreci”, “Alevi açılımı”, gibi bir dizi reform politikası eşlik etmiştir...”

MGK yerinde dururken “sivilleşme”den; “makul şüphe” kavramı gündelik hayatımıza bu denli girmişken “siyasi ve sivil haklar”dan, Kürt siyasetinin yüzünü sola dönen kesimlerini muhafazakar / liberal Kürt özneler ile ikame etme girişimleri açıkken “çözüm”den, Alevi örgütleri ayaktayken “Alevi açılımı”ndan bahsetmek nasıl mümkün olabilir?

Bu sorunun yanıtı Bayramoğlu’nun yukarıdaki satırlarında gizli.

Türkiye’nin kapitalist gelişme sürecini, dolayısıyla dününü ve bugünü, kapitalist üretim ilişkilerine, dolayısıyla sermaye birikimi sürecine bakmaksızın okumaya çalıştığınızda... Asli çatışmayı, merkeze (devlet-bürokrasi) karşı çevrenin (halk-sivil toplum-burjuvazi) mücadelesi olarak kodladığınızda... “Merkez” tabir edilen, devlet, bürokrasi vb. yapıları toplumsal ilişkilerden, dolayısıyla sınıfsal ilişkilerden azade tuttuğunuzda, bu noktaya varmak tuhaf değil, kaçınılmaz. Burada eksik kalan, sınıf kavramını, üretim ilişkilerinden, sermayenin (kapitalin) birikme sürecinden soyutlayarak, kimliğe indirgemek. Bayramoğlu da AKP iktidarını “sınıfsal yer değiştirme” olarak tanımlayarak bu eksikliği gideriyor.

Ya da “sermayenin kardeş katli”!
Sermaye, belirli zaman ve mekan dolayımında gerçekleşen, süreklilikleri ve kopuşları içeren bir sosyal ilişkidir. Devlet ve sınıflar ise bu ilişkinin aktörlerini oluşturur. Sınıf ilişkileri, bir yandan, “sermayenin kardeş katli” metaforuyla da dile getirilen sınıf içi ilişkileri, diğer yandan da, örneğin Soma’da, Tuzla’da ve giderek bütün Türkiye’de daha da net bir şekilde karşımıza çıkan sınıflar arası ilişkileri içerir. Kapitalist sistemin uluslararası ölçekte yeniden yapılanması ve ülke içi sınıfsal kompozisyonun birikim düzeyine bağlı olarak farklılaşması, aktörlerin, iktisat politikalarının ya da devletin dönüşümüne yol açar. Bu dönüşümler, bir kopuşu işaret etse de bütünlüklü bir bakış süreklilik-kopuş karşıtlığı üzerinden değil, süreklilik ve kopuşları gören bir yerden anlama çabasını zorunlu kılar. Süreklilik sermayenin birikimi olgusunun, yani artı değer yaratımı sürecinin kendisidir.

AKP de “cumhuriyet” olarak tanımlanan kapitalistleşme sürecinin, bu anlamda sürekliliğin, bugüne denk düşen aktörüdür. Dolayısıyla, sınıfsal bir yer değiştirme değil, sınıf içi bir “kardeş katli”nin ön adımlarıdır yaşanan. Bu da sermaye birikimi sürecinin doğasına uygundur. Potansiyel bir “sınıfsal yer değiştirme”nin anahtarı Haziran’dadır, Rojava’dadır.





Paylaş/Share

NEREDE NE OLUYOR?

YENİ ÇIKAN KİTAPLAR / DERGİLER / ALBÜMLER

Detaylı bilgi için kitap başlıklarının üzerine tıklayın.




"...Kapitalizmin asli ve zorunlu ilişkisi olarak rekabet, sermayenin değersizleşmesini önlemeye dönük dinamikle birleştiğinde daha önce meta ilişkisi içinde olmayan alanların birikim sürecine doğrudan içerilmesi sistemin mümkün en yüksek kâr’a dayalı mantığı açısından bir zorunluluk olarak ortaya çıkmaktadır. Yeni alanlar birikim için yeni fırsatlar anlamına gelmektedir. Ancak, yeni fırsatların kimin müdahalesine göre ve hangi araçlarla gerçekleşeceği, yine birikimin süreklilik arz eden temel dinamiklerinden birisi olan güç ilişkilerine bağlı olarak biçimlenecektir. Sistemin uzun dönemli eğilimlerini belirleyen çatışma alanı olarak güç ilişkilerinin sınıflar arası ve sınıf içi dengesinin, dünya genelinde işçi sınıfı karşısında sermayenin, sermaye içinde küçük ölçekliler karşısında büyük ölçekli sermayenin lehine dönmesi, yukarıda vurgulanan yeniden yapılanmaya yaslanan ve diğer taraftan onun koşullarını destekleyen önemli bir durum olarak karşımıza çıkmaktadır. Birçok durum ya da alana kıyasla güç dengelerinde süreç içinde yaşanan bu dönüşümün en açık izlendiği alan özelleştirme pratiğidir." Mehmet Türkay

"...Bu çalışma,araştırmacımızın ifade ettiği gibi Türkiye’de 1980 sonrasında yeni liberalpolitikalarla bezenen ihracata dayalı sanayileşme modeli ile büyümeninhedeflenmesiyle bir kenara itilen tarımsal faaliyetler, sosyal bilimçevrelerince yeterince dokunulmayan bir alan olarak kalırken bu çalışmabütünüyle dokunmayı seçmiştir. Çalışmanın özgünlüğü de dokunulmayan alanadokunmakla başlamaktadır. Ve de tarımsal alanda yapılan dipsiz bir kuyuyuandıran, teorik tartışmalar hem korkutucu (kapsam açısından), hem de olağanüstü yorucu algılayışları çok naif ve sade bir dille aktarılarak kapsamıçizilmiş bir şekilde soyutlama yapılmaktadır. Diğer yandan çalışmada bugüne ilişkinsoyutlama yapılırken, hâkim görünen dış etkilerin tarımsal alanı değişimezorlayışının yanı sıra iç etkilerin de bu değişime nasıl ortaklık ettiğine dairönemli bilgiler sunmaktadır. Ayrıca çalışma, devasa tarımsal alanınincelemesinin kapsamının “sözleşmeli çiftçilik” özelinde daraltılmasıyla somutdüzeyde daha derinlikli irdelemeyi içermektedir."

"...Hâlbuki Marx’ın belki de en temel katkısı kapitalizmin ve kapitalizme ait kavramların doğal olmadığını, aksine tarihsel ve belirli bir toplumsal üretim tarzına ait olduğunu göstermesidir. Dolayısıyla Marx’ta kavramlar, örneğin kar, ücret, rant vb. gibi, içerikleri itibariyle genel algılayıştan farklıdır. Diğer bir deyişle Marx, genel kabule aykırı olarak, rant ile toprağı, ücret ile emek gücünü özdeşleştirmez, aksine toprağın rant, emek gücünün de ücret ile tanımlanmasına yol açan tarihsel toplumsal bir sistem olarak kapitalizmi sorunsallaştırır. Kalkınma kavramı da benzer biçimde, örneğin rant ve ücretin kapitalist sisteme ait kategoriler olması gibi gerçekte kapitalist sisteme ait bir kategori olarak düşünülmelidir. Bu bugünün toplumsal üretim sisteminin dayattığı bir zorunluluktur ve bu sistemin anlaşılması için de elzemdir."

"...1980 sonrası Türkiye’sinde ihracata dayalı büyümeyi, yeni liberal politikaları, temposu yüksek hızlı üretim akışını, eşitsiz ilişkileri, yoğun, sıkılaştırılmış çalışmayı, dinlenmeye, düşünmeye vaktin kalmadığı uzun çalışma saatlerini, doymayan karınları…..Elinizdeki bu kitap yeniden düşünmemize olanak sağlamaktadır. Ve de saha araştırmasıyla Türkiye gerçekliğini kavramanın, anlamanın, açıklamanın zor ve zahmetli olduğu ama bir o kadar da heyecan verici olduğunu yazarımızın coşkulu anlatımıyla okuyucuları yeniden sorgulamaya davet ederken araştırmacılara da iyi bir rehber olma niteliğini taşımaktadır. Genç araştırmacıların çalışmalarını toplumla paylaşmalarına olanak sağlayan ve teşvik eden SAV Yönetim Kurulu’na teşekkür ederken, yazarımız Nevra Akdemir’in bundan sonrada coşkusunu ve heyecanını bizlerle paylaştığı, toplumsal gerçekliğin ortaya çıkarıldığı araştırmaları ve çalışmaları merakla bekliyor olacağım." Berna Güler Müftüoğlu

KİTAPLAR

  • 1848 El Yazmaları, K.Marx
  • Alman İdeolojisi, K.Marx
  • Alternatif Büyüme Stratejileri, Asaf Savaş Akat
  • Atatürkle Üç Ay, Ahmet Hamdi Başar
  • Azgelişmişliğin Sürekliliği, Fikret Başkaya
  • Bankacılık, Yolsuzluk, Birikim, Nuray Ergüneş
  • Birgün Tek Başına, Vedat Türkali
  • Birikimin Hamalları, Ali Ekber Doğan
  • Doğunun Düzeni, İsmail Beşikçi
  • Dünyayı Değiştirmek Üzerine, Michael Löwy
  • Gedikpaşa'da Fason Ekonomisi, Berna Güler Müftüoğlu
  • Gelişme İdeolojileri, Gelişme Stratejileri, Haldun Gülalp
  • Geç Kapitalistleşme Sürecinde Kriz: Türkiye 1979 Krizi, Melda Yaman Öztürk
  • Gotha ve Erfurt Programlarının Eleştirisine Katkı, K.Marx, F.Engels
  • Güven, Vedat Türkali
  • Hayatımda Hiç Arkaya Bakmadım (Mübeccel B. Kıray'la Söyleşi-Kolektif)
  • İsyan ve Melankoli, Michael Löwy
  • Kalkınma İktisadının Yükselişi ve Düşüşü, Fikret Başkaya
  • Kalkınma İktisadının Yükselişi ve Gerilemesi, Fikret Şenses
  • Kapital, Karl Marx
  • Kapitalizm Küreselleşme Azgelişmişlik (Yapıcılar Türkü Söylüyor Serisi 2)
  • Kapitalizm, Devlet ve Sınıflar, Haldun Gülalp
  • Kapitalizmi Anlamak (Yapıcılar Türkü Söylüyor Serisi 1)
  • Kapitalizmi Planlamak, Ümit Akçay
  • Kapitalizmin Hapishanelerinde Ödünç Hayatlar, Yüksel Akkaya
  • Katı Olan Herşey Buharlaşıyor, Marshall Berman
  • Kayıp Roman, Vedat Türkali
  • Komünist Manifesto, K.Marx
  • Kutsal Aile, K.Marx
  • Lenin-Tarihi Yazanlar ve Yapanlar, Edmund Wilson
  • Marxizmle Maceram, Marshall Berman
  • Mavi Karanlık, Vedat Türkali
  • Memalik-i Osman-i'den Avrupa Birliği'ne, Çağlar Keyder
  • Modernizm, Kapitalizm ve Azgelişmişlik, Fuat Ercan
  • Mübeccel Kıray İçin Yazılar (Derleme)
  • Para ve Kapitalizm, Fuat Ercan
  • Paradigmanın İflası, Fikret Başkaya
  • Planlama Üzerine Tezler, Yalçın Küçük
  • Planlama Üzerine Tezler, Yalçın Küçük
  • Politikada 45 Yıl, Yakup Kadri Karaosmanoğlu
  • Sermaye Birikimi, Kalkınma, Azgelişmişlik, Mehmet Türkay
  • Sermaye Birikimi, Kalkınma, Azgelişmişlik, Mehmet Türkay
  • Suyu Arayan Adam, Şevket Süreyya Aydemir
  • Suyun Ekonomi Politiği, Gaye Yılmaz
  • Sürekli Kriz Politikaları, Neşecan Balkan-Sungur Savran
  • Tarım Sorunu, Korkut Boratav
  • Taşeronlu Birikim, Nevra Akdemir
  • Tembellik Hakkı, Paul Lafargue
  • Toplumlar ve Ekonomiler, Fuat Ercan
  • Toplumsal Tarih Çalışmaları, Çağlar Keyder
  • Türkiye İktisat Tarihi, Korkut Boratav
  • Türkiye Üzerine Tezler1-2-3-4-5, Yalçın Küçük
  • Türkiye'de Devlet ve Sınıflar, Çağlar Keyder
  • Türkiye'de Kapitalizmin Gelişimi (Yapıcılar Türkü Söylüyor Serisi3)
  • Türkiye'de Kapitalizmin Gelişmesi ve Sosyal Sınıflar, Ali Gevgilili
  • Türkiye'de Kapitalizmin Güncel Sorunları (Yapıcılar Türkü Söylüyor Serisi 4)
  • Türkiye'nın Dışpolitikasının Ekonomi Politiği, Haluk Gerger
  • Türkiye'nin Düzeni, Doğan Avcıoğlu
  • Ulusal Kalkımacılığın İflası, Çağlar Keyder
  • Yeniden Yapılanan Dünya Ekonomisinde Marshall Planı ve Türkiye, Tolga Tören
  • Yeşilçam Dedikleri Türkiye, Vedat Türkali
  • Yol, Hikmet Kıvılcımlı
  • Yükseliş ve Düşüş, Ali Gevgilili
  • Zaman Makinesi, H.G.Wells
  • Çankaya, Falih Rıfkı Atay

SÜRELİ YAYINLAR

  • Amandla
  • Capital and Class
  • Capital, Class and Society
  • Conatus
  • Dipnot
  • Express
  • İktisat Dergi
  • İktisat ve Toplum
  • Labour and Society
  • Labour Bulletin
  • Mesele
  • Montly Review
  • Praksis
  • SAV Almanak (Yıllık)
  • Toplum ve Bilim
  • Toplum ve Kuram
  • Çalışma ve Toplum

FİLMLER

  • Amelie, Yön: Jean-Pierre Jeunet
  • Arizona Dream, Yön: Emir Kusturica
  • Ağır Roman, Yön: Mustafa Altıoklar
  • Berdel, Yön: Atıf Yılmaz
  • Beynelmilel, Yön: Sırrı Süreyya Önder, Muharrem Gülmez
  • Black Cat White Cat, Yön: Emir Kusturica
  • Büyük Adam Küçük Aşk, Yön: Handan Ipekçi
  • Dondurmam Gaymak, Yön: Yüksel Aksu
  • Duvar, Yön: Yılmaz Güney
  • Dört Mevsim, Yön: Nuri Bilge Ceylan
  • Dövüş Klübü (Fight Club), Yön.: David Fincher
  • Elveda Lenin (Goodbye Lenin), Yön:Wolfgang Becker
  • Eyes Wide Shut, Yön: Stanley Kubrick
  • Eğreti Gelin, Yön: Atıf Yılmaz
  • Eşkiya, Yön: Yavuz Turgul
  • Full Metal Jacket, Yön: Stanley Kubrick
  • Gemide, Yön: Serdar Akar
  • Gölge Oyunu, Yön: Yavuz Turgul
  • Hacivatla Karagöz Neden Öldürüldü, Yön: Ezel Akay
  • Harem Suare, Yön: Ferzan Özpetek
  • İklimler, Yön: Nuri Bilge Ceylan
  • İstanbul Kanatlarımın Altında, Yön: Mustafa Altıoklar
  • Kabadayı, Yön: Yavuz Turgul
  • Kasaba, Yön: Nuri Bilge Ceylan
  • Laleli'de Bir Azize, Yön: Kudret Sabancı
  • Masumiyet, Yön: Zeki Demirkubuz
  • Mayıs Sıkıntısı, Yön: Nuri Bilge Ceylan
  • Mustafa Hakkında Herşey, Yön: Çağan Irmak
  • Mükemmel Bir Gün, Yön: Ferzan Özpetek
  • Neredesin Firuze, Yön: Ezel Akay
  • Otomatik Portakal (A Clockwork Orange), Yön: Stanley Kubrick
  • Rosemary'nin Bebeği (Rosemary's Baby), Yön: Roman Polanski,
  • Sapık (Psycho), Yön:Alfred Hitchcock
  • Selvi Boylum Al Yazmalım, Atıf Yılmaz
  • Sürü, Yön: Yılmaz Güney
  • Takva, Yön: Önder Kızıltan
  • Ulak, Yön: Çağan Irmak
  • Underground, Yön: Emir Kusturica
  • Uzak, Yön: Nuri Bilge Ceylan
  • Yazgı, Yön: Zeki Demirkubuz
  • Yağmurdan Önce (Before the Rain), Yön: Milcho Manchevski
  • Yol, Yön: Yılmaz Güney
  • Zübük, Yön: Atıf Yılmaz
  • Çingeneler Zamanı (Time of the Gypsies), Yön: Emir Kusturica
  • Üçüncü Sayfa, Yön: Zeki Demirkubuz