30 Ocak 2012 Pazartesi

ASGARİ ÜCRET VE EKONOMİK BÜYÜME RAPORU, Türkiye Devrimci İşçi Sendikaları Konfederasyonu, Araştırma Enstitüsü, 26 Aralık 2011


  33 SENEDE EKONOMİ 3,5 KAT BÜYÜRKEN ASGARİ ÜCRET YERİNDE SAYDI  
  KRİZDEKİ YUNANİSTAN’DA ASGARİ ÜCRET TÜRKİYE’DEN 2,5 KAT FAZLA 
  HÜKÜMET  BÜYÜME ORANLARI İLE ÖVÜNMEYİ BIRAKIP, ASGARİ 
ÜCRETLİSİNİN DURUMUNA BAKMALIDIR 

Türkiye ekonomisi, 2009 yılında yüzde 4’ün üzerinde küçülme ile dünya  genelinde krizden en fazla etkilenen ülkeler arasında yer almıştır. 2010 ve 2011 yılı için bu tablo yerini yüksek büyüme oranlarına bırakmış durumdadır. Ancak büyümenin hangi kesimlere hizmet ettiği ayrıca ele alınmak durumundadır. Ne kriz öncesinde, ne de sonrasında yaşanan ekonomik  gelişme halka  yansımamıştır. Bu durum, üretilen katma değerin adil bir biçimde dağılmadığının bir göstergesidir. Asgari ücret örneği bu açıdan son derece çarpıcıdır. 
İşveren ve sermaye temsilcilerinin belirleyiciliği altında alınan  Asgari Ücret Tespit Komisyonu kararlarında,  enflasyon hedefleri esas alınmakta,  işçilerin geçim düzeyi ihmal edilirken,  ekonomik gelişme bu kararlara yansıtılmamaktadır.  Dolayısı ile ekonomik refahın paylaştırılması açısından en önemli araçlardan biri durumunda olan asgari ücret, ciddi bir baskı altındadır. Maliye Bakanı Mehmet Şimşek 17 Aralık 2011 
tarihinde TBMM Genel Kurulu’nda yaptığı konuşmada “özel sektörde ücretleri verimlilikle ilişkilendirmezseniz, belki Türkiye batmaz ama firmalar batar” diyerek, sanki mevcutta  ücretlerle verimlilik arasında bir ilişki var olduğunu ima etmektedir. 

Gerçekte ne verimlilik ne de ekonomik büyüme asgari ücretliye yansımaktadır.  2005- 2010 yılları arasında krize rağmen çalışan kişi başına verimlilik % 14 artarken, asgari ücret reel olarak neredeyse yerinde saymıştır. Yine 2005-2011 yılları arasında, vergi iadesi ve asgari geçim indirimini esas alarak hesapladığımız net asgari ücrete göre, asgari ücrette reel gelişmenin 2011 tahminleri ile birlikte sadece % 4 düzeyinde 
kalacağı beklenirken, aynı dönem için ekonomik büyümenin % 26 olarak gerçekleşmesi beklenmektedir. Bu hesapla sadece 2005 yılından bu yana ekonomik  büyümenin asgari ücrete yansımamasının işçilere bedeli net 138 TL’lik gelir kaybıdır. 
Yani asgari ücretlinin ürettiği değerden aldığı pay azalmış, sömürü artmıştır. 

Tablo 1. Net Asgari Ücret ve Gayri Safi Yurt İçi Hasıla Karşılaştırması 
(2005=100) 

Not: Net asgari ücret endeksi hesaplamasında 2005 ve 2006 yıllarında vergi iadesi üst sınırı, 2008 yılı sonrası  için asgari geçim indirimi hesaplamalara eklenmiştir. Reel Ücret endeksi hesaplanırken TÜİK TÜFE 12 aylık ortalamaları alınmıştır. 2011 Aralık ayı enflasyon rakamları ve  2011 yılı ekonomik büyüme rakamları için 15 Aralık 2011 Merkez Bankası Beklenti Anketi sonuçları kullanılmıştır.    

Tablo 1’de ekonomik büyüme ve asgari ücret arasındaki ilişki görülmektedir. 12 aylık ortalamalar dikkate alındığı için son aylarda enflasyonda yaşanan hızlı artış verilere yetirince yansımamasına rağmen asgari ücret ile ekonomik büyüme arasındaki farkın açıldığı görülmektedir.  

NE VERİMLİLİK NE DE BÜYÜME ASGARİ ÜCRETE YANSIDI 
Bunun yanında asgari ücretin uzun gelişme seyrine bakıldığında 33 yıllık bir dönem için  (1978 yılından bu yana) ekonomi  (1977-2006 GSMH  ve 2007 sonrası GSYİH) sabit fiyatlarla 3,51 kat, dolar bazında yaklaşık 5 kat büyürken, asgari ücretin % 6’lık gelişme ile  neredeyse yerinde saydığı görülmektedir. 12 Eylül askeri cuntası ile büyük bir darbe alan asgari ücret, geçen 31 yıllık süreç zarfında 33 yıl öncesindeki 
seviyelerinde seyretmektedir.     

Tablo 2. Reel Brüt Asgari Ücret – Ekonomik Büyüme Karşılaştırma (1978=100) 

1999 yılına kadar 1978 yılındaki ekonomik gücüne ulaşmayan asgari ücret, bu yılda ulaştığı düzeyi,  yüksek  enflasyon  ortamında yaşanan iki krizle ciddi bir biçimde kaybetmiş, 1978 ve 1999 seviyesine ancak 2004 yılında yeniden ulaşabilmiştir. 2005 yılından bu yana ise asgari ücret yerinde saymaya devam etmektedir.  
Hâlbuki asgari ücret ekonomik büyüme oranında bir artış kaydetseydi bugün brüt 2754 TL, net 1973 TL1
 ve 789,2 euro olacaktı. Komşumuz Yunanistan’da asgari ücret brüt 876,62 euro düzeyindedir.     
Öğün başına  sadece  2,58 TL gıda harcaması yapılabilen asgari ücretli  Türkiye’nin ayıbıdır. Diğer Avrupa ülkeleri ile karşılaştırıldığında en uzun çalışma sürelerine ve en az ücretli  izin  hakkına sahip olan işçilerimize layık görünen bu ücretin yetersiz olduğu, yapılan bilimsel çalışmalarla da görülmektedir.  

Açlık ve yoksulluk sınırının altında sefalet ücreti olarak belirlenen asgari ücret, insanca yaşanacak bir ücret düzeyine getirilmelidir.                                                           
1
 Net ücret  hesaplanırken, yaklaşık bir rakam vermesi için brüt ücret 0,7165 katsayısı ile çarpılmıştır. Hesaplamada 1 euro= 2,5 TL alınmıştır. Yunanistan verisi Eurostat’dan alınmıştır.  

İNSANİ BİR BÜYÜME, ADİL BÖLÜŞÜM 
Ekonomik  gelişmenin,  ekolojik  dengeyi tahrip eden, toplumsal kaynakların yağmalandığı, gelir dağılımının bozulduğu, işsizliğin  kalıcılaştığı  bu  biçimiyle sürdürülmeye çalışılması, insani ve sosyal gelişme açısından son derece olumsuz bir sonuç doğurmaktadır.  Birleşmiş Milletler İnsani Gelişmişlik İndeksine göre Türkiye, 
insani gelişmişlik açısından 187  ülke içerisinde  92. sıradadır. Oysa dünyanın en büyük ekonomisine sahip ilk 20 ülke arasında olmaktan gurur duyulmaktadır. İran, Rusya, Sırbistan  ve Suudi Arabistan’dan insani gelişmişlik anlamında geri olmamız bu tabloya karşın nasıl açıklanabilir. 
Ekonomik gelişme, herkesin zenginleştiği, kaynakların adilce bölüşüldüğü, çevreye dost, insana yakışır bir çalışma yaşamının hâkim olduğu bir gelişme olmalıdır, yoksa servetin birilerinin elinde hızla toplandığı, çalışma koşullarının ağırlaştığı, çevrenin tahrip edildiği, haksızlıklar üzerine yükselen bir büyüme değil. 

ASGARİ ÜCRET YÜKSELMELİ 
Asgari ücret, işçinin ailesi ile birlikte gıda, konut, giyim, sağlık, ulaşım ve kültür gibi zorunlu ihtiyaçlarını günün fiyatları üzerinden asgari düzeyde karşılamaya yetecek ücrettir. Sosyal Güvenlik Kurumu verilerine göre, sigortalı ücretlilerin yaklaşık yarısı asgari ücret düzeyinde gelire sahip. Asgari ücret zammı aileleri ile birlikte 20 milyon kişiyi doğrudan etkiliyor.  Asgari ücretin, bir işçinin ailesi ile birlikte asgari olarak temel ihtiyaçlarını 
karşılayacak, işçiyi kimseye muhtaç etmeyecek bir düzeyde belirlenmesi ve sefaletin son bulması için;  
1.  Asgari ücret, işçinin ailesi ile birlikte tüm zorunlu ihtiyaçlarını karşılayacak biçimde, insan onuruna yakışan bir düzeyde tespit edilmelidir. 
2.  Asgari Ücret Tespit Komisyonu işçilerin ağırlığı artırılarak demokratikleştirilmeli, emek örgütlerinin katılımı konusundaki sınırlandırmalar kaldırılmalıdır.  
3.  Görüşmeler kamuoyuna açık hale getirilmeli, anlaşmazlık durumunda işçilerin üretimden gelen güçlerini kullanabilecekleri yasal zeminler oluşturulmalıdır. 
4.  Asgari ücretin herkese bölge, yaş, işkolu vb. ayrımı yapılmaksızın aynı oranda belirlenmesi esas alınmalı, bölgesel asgari ücrete uygulanması yolundaki girişimlerden uzak durulmalıdır.  
5.  Asgari ücret gelir   dağılımını düzenleyici yönde belirlenmeli ve ekonomik büyümeden pay almalıdır. 

ARAŞTIRMANIN YÖNTEMİ 
Araştırmada büyüme oranları için  TÜİK 2007 yılı öncesi GSMH verileri ile GSYİH 2007 yılı sonrası verileri, asgari ücret için ÇSGB asgari ücret istatistikleri esas alınmıştır. Enflasyon oranları için 1994 sonrası için 1994 yılı endeksi esas alınmış, daha önceki yıllar için ilgili dönem serileri kullanılmıştır. Reel asgari ücret verileri, enflasyon serisi ile asgari ücret artış  oranlarının endekslenmesi ile oluşturulmuştur. 2011 yılı büyüme oranları ve Aralık ayı 12 aylık TÜFE ortalaması için TCMB beklenti anketi uygun ortalama verileri dikkate alınarak hesapladığımız değerler kullanılmıştır.  Verimlilik oranları için Bilim, Sanayi ve Teknoloji Bakanlığı Verimlilik Genel Müdürlüğü verileri kullanılmıştır. 
  


Paylaş/Share

NEREDE NE OLUYOR?

YENİ ÇIKAN KİTAPLAR / DERGİLER / ALBÜMLER

Detaylı bilgi için kitap başlıklarının üzerine tıklayın.




"...Kapitalizmin asli ve zorunlu ilişkisi olarak rekabet, sermayenin değersizleşmesini önlemeye dönük dinamikle birleştiğinde daha önce meta ilişkisi içinde olmayan alanların birikim sürecine doğrudan içerilmesi sistemin mümkün en yüksek kâr’a dayalı mantığı açısından bir zorunluluk olarak ortaya çıkmaktadır. Yeni alanlar birikim için yeni fırsatlar anlamına gelmektedir. Ancak, yeni fırsatların kimin müdahalesine göre ve hangi araçlarla gerçekleşeceği, yine birikimin süreklilik arz eden temel dinamiklerinden birisi olan güç ilişkilerine bağlı olarak biçimlenecektir. Sistemin uzun dönemli eğilimlerini belirleyen çatışma alanı olarak güç ilişkilerinin sınıflar arası ve sınıf içi dengesinin, dünya genelinde işçi sınıfı karşısında sermayenin, sermaye içinde küçük ölçekliler karşısında büyük ölçekli sermayenin lehine dönmesi, yukarıda vurgulanan yeniden yapılanmaya yaslanan ve diğer taraftan onun koşullarını destekleyen önemli bir durum olarak karşımıza çıkmaktadır. Birçok durum ya da alana kıyasla güç dengelerinde süreç içinde yaşanan bu dönüşümün en açık izlendiği alan özelleştirme pratiğidir." Mehmet Türkay

"...Bu çalışma,araştırmacımızın ifade ettiği gibi Türkiye’de 1980 sonrasında yeni liberalpolitikalarla bezenen ihracata dayalı sanayileşme modeli ile büyümeninhedeflenmesiyle bir kenara itilen tarımsal faaliyetler, sosyal bilimçevrelerince yeterince dokunulmayan bir alan olarak kalırken bu çalışmabütünüyle dokunmayı seçmiştir. Çalışmanın özgünlüğü de dokunulmayan alanadokunmakla başlamaktadır. Ve de tarımsal alanda yapılan dipsiz bir kuyuyuandıran, teorik tartışmalar hem korkutucu (kapsam açısından), hem de olağanüstü yorucu algılayışları çok naif ve sade bir dille aktarılarak kapsamıçizilmiş bir şekilde soyutlama yapılmaktadır. Diğer yandan çalışmada bugüne ilişkinsoyutlama yapılırken, hâkim görünen dış etkilerin tarımsal alanı değişimezorlayışının yanı sıra iç etkilerin de bu değişime nasıl ortaklık ettiğine dairönemli bilgiler sunmaktadır. Ayrıca çalışma, devasa tarımsal alanınincelemesinin kapsamının “sözleşmeli çiftçilik” özelinde daraltılmasıyla somutdüzeyde daha derinlikli irdelemeyi içermektedir."

"...Hâlbuki Marx’ın belki de en temel katkısı kapitalizmin ve kapitalizme ait kavramların doğal olmadığını, aksine tarihsel ve belirli bir toplumsal üretim tarzına ait olduğunu göstermesidir. Dolayısıyla Marx’ta kavramlar, örneğin kar, ücret, rant vb. gibi, içerikleri itibariyle genel algılayıştan farklıdır. Diğer bir deyişle Marx, genel kabule aykırı olarak, rant ile toprağı, ücret ile emek gücünü özdeşleştirmez, aksine toprağın rant, emek gücünün de ücret ile tanımlanmasına yol açan tarihsel toplumsal bir sistem olarak kapitalizmi sorunsallaştırır. Kalkınma kavramı da benzer biçimde, örneğin rant ve ücretin kapitalist sisteme ait kategoriler olması gibi gerçekte kapitalist sisteme ait bir kategori olarak düşünülmelidir. Bu bugünün toplumsal üretim sisteminin dayattığı bir zorunluluktur ve bu sistemin anlaşılması için de elzemdir."

"...1980 sonrası Türkiye’sinde ihracata dayalı büyümeyi, yeni liberal politikaları, temposu yüksek hızlı üretim akışını, eşitsiz ilişkileri, yoğun, sıkılaştırılmış çalışmayı, dinlenmeye, düşünmeye vaktin kalmadığı uzun çalışma saatlerini, doymayan karınları…..Elinizdeki bu kitap yeniden düşünmemize olanak sağlamaktadır. Ve de saha araştırmasıyla Türkiye gerçekliğini kavramanın, anlamanın, açıklamanın zor ve zahmetli olduğu ama bir o kadar da heyecan verici olduğunu yazarımızın coşkulu anlatımıyla okuyucuları yeniden sorgulamaya davet ederken araştırmacılara da iyi bir rehber olma niteliğini taşımaktadır. Genç araştırmacıların çalışmalarını toplumla paylaşmalarına olanak sağlayan ve teşvik eden SAV Yönetim Kurulu’na teşekkür ederken, yazarımız Nevra Akdemir’in bundan sonrada coşkusunu ve heyecanını bizlerle paylaştığı, toplumsal gerçekliğin ortaya çıkarıldığı araştırmaları ve çalışmaları merakla bekliyor olacağım." Berna Güler Müftüoğlu

KİTAPLAR

  • 1848 El Yazmaları, K.Marx
  • Alman İdeolojisi, K.Marx
  • Alternatif Büyüme Stratejileri, Asaf Savaş Akat
  • Atatürkle Üç Ay, Ahmet Hamdi Başar
  • Azgelişmişliğin Sürekliliği, Fikret Başkaya
  • Bankacılık, Yolsuzluk, Birikim, Nuray Ergüneş
  • Birgün Tek Başına, Vedat Türkali
  • Birikimin Hamalları, Ali Ekber Doğan
  • Doğunun Düzeni, İsmail Beşikçi
  • Dünyayı Değiştirmek Üzerine, Michael Löwy
  • Gedikpaşa'da Fason Ekonomisi, Berna Güler Müftüoğlu
  • Gelişme İdeolojileri, Gelişme Stratejileri, Haldun Gülalp
  • Geç Kapitalistleşme Sürecinde Kriz: Türkiye 1979 Krizi, Melda Yaman Öztürk
  • Gotha ve Erfurt Programlarının Eleştirisine Katkı, K.Marx, F.Engels
  • Güven, Vedat Türkali
  • Hayatımda Hiç Arkaya Bakmadım (Mübeccel B. Kıray'la Söyleşi-Kolektif)
  • İsyan ve Melankoli, Michael Löwy
  • Kalkınma İktisadının Yükselişi ve Düşüşü, Fikret Başkaya
  • Kalkınma İktisadının Yükselişi ve Gerilemesi, Fikret Şenses
  • Kapital, Karl Marx
  • Kapitalizm Küreselleşme Azgelişmişlik (Yapıcılar Türkü Söylüyor Serisi 2)
  • Kapitalizm, Devlet ve Sınıflar, Haldun Gülalp
  • Kapitalizmi Anlamak (Yapıcılar Türkü Söylüyor Serisi 1)
  • Kapitalizmi Planlamak, Ümit Akçay
  • Kapitalizmin Hapishanelerinde Ödünç Hayatlar, Yüksel Akkaya
  • Katı Olan Herşey Buharlaşıyor, Marshall Berman
  • Kayıp Roman, Vedat Türkali
  • Komünist Manifesto, K.Marx
  • Kutsal Aile, K.Marx
  • Lenin-Tarihi Yazanlar ve Yapanlar, Edmund Wilson
  • Marxizmle Maceram, Marshall Berman
  • Mavi Karanlık, Vedat Türkali
  • Memalik-i Osman-i'den Avrupa Birliği'ne, Çağlar Keyder
  • Modernizm, Kapitalizm ve Azgelişmişlik, Fuat Ercan
  • Mübeccel Kıray İçin Yazılar (Derleme)
  • Para ve Kapitalizm, Fuat Ercan
  • Paradigmanın İflası, Fikret Başkaya
  • Planlama Üzerine Tezler, Yalçın Küçük
  • Planlama Üzerine Tezler, Yalçın Küçük
  • Politikada 45 Yıl, Yakup Kadri Karaosmanoğlu
  • Sermaye Birikimi, Kalkınma, Azgelişmişlik, Mehmet Türkay
  • Sermaye Birikimi, Kalkınma, Azgelişmişlik, Mehmet Türkay
  • Suyu Arayan Adam, Şevket Süreyya Aydemir
  • Suyun Ekonomi Politiği, Gaye Yılmaz
  • Sürekli Kriz Politikaları, Neşecan Balkan-Sungur Savran
  • Tarım Sorunu, Korkut Boratav
  • Taşeronlu Birikim, Nevra Akdemir
  • Tembellik Hakkı, Paul Lafargue
  • Toplumlar ve Ekonomiler, Fuat Ercan
  • Toplumsal Tarih Çalışmaları, Çağlar Keyder
  • Türkiye İktisat Tarihi, Korkut Boratav
  • Türkiye Üzerine Tezler1-2-3-4-5, Yalçın Küçük
  • Türkiye'de Devlet ve Sınıflar, Çağlar Keyder
  • Türkiye'de Kapitalizmin Gelişimi (Yapıcılar Türkü Söylüyor Serisi3)
  • Türkiye'de Kapitalizmin Gelişmesi ve Sosyal Sınıflar, Ali Gevgilili
  • Türkiye'de Kapitalizmin Güncel Sorunları (Yapıcılar Türkü Söylüyor Serisi 4)
  • Türkiye'nın Dışpolitikasının Ekonomi Politiği, Haluk Gerger
  • Türkiye'nin Düzeni, Doğan Avcıoğlu
  • Ulusal Kalkımacılığın İflası, Çağlar Keyder
  • Yeniden Yapılanan Dünya Ekonomisinde Marshall Planı ve Türkiye, Tolga Tören
  • Yeşilçam Dedikleri Türkiye, Vedat Türkali
  • Yol, Hikmet Kıvılcımlı
  • Yükseliş ve Düşüş, Ali Gevgilili
  • Zaman Makinesi, H.G.Wells
  • Çankaya, Falih Rıfkı Atay

SÜRELİ YAYINLAR

  • Amandla
  • Capital and Class
  • Capital, Class and Society
  • Conatus
  • Doğudan
  • Ekmek ve Özgürlük
  • Ekonomi Politik
  • Express
  • İktisat Dergi
  • Labour and Society
  • Labour Bulletin
  • Montly Review
  • Praksis
  • SAV Almanak (Yıllık)
  • Toplum ve Bilim
  • Çalışma ve Toplum

FİLMLER

  • Amelie, Yön: Jean-Pierre Jeunet
  • Arizona Dream, Yön: Emir Kusturica
  • Ağır Roman, Yön: Mustafa Altıoklar
  • Berdel, Yön: Atıf Yılmaz
  • Beynelmilel, Yön: Sırrı Süreyya Önder, Muharrem Gülmez
  • Black Cat White Cat, Yön: Emir Kusturica
  • Büyük Adam Küçük Aşk, Yön: Handan Ipekçi
  • Dondurmam Gaymak, Yön: Yüksel Aksu
  • Duvar, Yön: Yılmaz Güney
  • Dört Mevsim, Yön: Nuri Bilge Ceylan
  • Dövüş Klübü (Fight Club), Yön.: David Fincher
  • Elveda Lenin (Goodbye Lenin), Yön:Wolfgang Becker
  • Eyes Wide Shut, Yön: Stanley Kubrick
  • Eğreti Gelin, Yön: Atıf Yılmaz
  • Eşkiya, Yön: Yavuz Turgul
  • Full Metal Jacket, Yön: Stanley Kubrick
  • Gemide, Yön: Serdar Akar
  • Gölge Oyunu, Yön: Yavuz Turgul
  • Hacivatla Karagöz Neden Öldürüldü, Yön: Ezel Akay
  • Harem Suare, Yön: Ferzan Özpetek
  • İklimler, Yön: Nuri Bilge Ceylan
  • İstanbul Kanatlarımın Altında, Yön: Mustafa Altıoklar
  • Kabadayı, Yön: Yavuz Turgul
  • Kasaba, Yön: Nuri Bilge Ceylan
  • Laleli'de Bir Azize, Yön: Kudret Sabancı
  • Masumiyet, Yön: Zeki Demirkubuz
  • Mayıs Sıkıntısı, Yön: Nuri Bilge Ceylan
  • Mustafa Hakkında Herşey, Yön: Çağan Irmak
  • Mükemmel Bir Gün, Yön: Ferzan Özpetek
  • Neredesin Firuze, Yön: Ezel Akay
  • Otomatik Portakal (A Clockwork Orange), Yön: Stanley Kubrick
  • Rosemary'nin Bebeği (Rosemary's Baby), Yön: Roman Polanski,
  • Sapık (Psycho), Yön:Alfred Hitchcock
  • Selvi Boylum Al Yazmalım, Atıf Yılmaz
  • Sürü, Yön: Yılmaz Güney
  • Takva, Yön: Önder Kızıltan
  • Ulak, Yön: Çağan Irmak
  • Underground, Yön: Emir Kusturica
  • Uzak, Yön: Nuri Bilge Ceylan
  • Yazgı, Yön: Zeki Demirkubuz
  • Yağmurdan Önce (Before the Rain), Yön: Milcho Manchevski
  • Yol, Yön: Yılmaz Güney
  • Zübük, Yön: Atıf Yılmaz
  • Çingeneler Zamanı (Time of the Gypsies), Yön: Emir Kusturica
  • Üçüncü Sayfa, Yön: Zeki Demirkubuz