24 Şubat 2025 Pazartesi

“Süreci” sosyal ve demokratik cumhuriyet paradigmasıyla karşılamak!

Tolga Tören

Devlet Bahçeli’nin DEM Partili vekillerle tokalaşmasından bu yana “barış” ve “çözüm süreci” ifadeleri yeniden siyasetin gündemine girdi. Bahçeli’nin girişiminin hemen akabinde CHP ile HDP arasındaki “kent uzlaşması”nın sembolik ilçelerinden Esenyurt belediye başkanı Ahmet Özer tutuklandı, yönettiği belediyeye kayyum atandı; Kürt siyasetinin sembol şehirlerinden birisi olan Mardin belediye başkanı Ahmet Türk’ün yerine de kayyum atandı. Bilindiği üzere, kayyum dalgasından en son Van ve Kars’ın Kağızman belediyeleri nasibini aldı. Bunlara ek olarak TSK’nın cihatçılar ya da doğrudan kendi güçleri aracılığıyla Kuzey ve Doğu Suriye’ye "operasyonları" devam etti, ediyor. Kürt basınında da, Kürt siyasi ve askeri güçlerinin bu "operasyonlara" cevap verme yetisi konuşuldu, konuşuluyor. Yukarıda anlatılanlar, bir yandan da, Bahçeli’nin Öcalan’a ilişkin çağrısından geri adım atmamasıyla, DEM Parti heyetinin PKK lideri Abdullah Öcalan ile iki defa görüşmesiyle ve sınırlı da olsa kamuoyunu bilgilendirmesiyle; ama hem devletin hem de Kürt siyasetinin “gerekirse savaşmaya hazır oldukları” yönündeki beyanlarıyla devam etti, ediyor. 

8 Ocak 2025 Çarşamba

Kısa Bir 2024 Değerlendirmesi: Eski ölür, yeni doğamazken eşitsizlik her yerde!


Tolga Tören 

Uluslararası kuruluşlar içerisinde, kavram seti açısından sınırlı olsa da, bölüşüm göstergeleri ve uluslararası ticaretin eşitsiz yapısı açısından göreli olarak eleştirel bir konum işgal eden, değilse kısmen farklı bir ses çıkaran Birleşmiş Milletler Ticaret ve Kalkınma Konferansı (UNCTAD), 2024 yılına dönük yaptığı değerlendirmede, uluslararası ticaret, işçilerin toplam gelirden aldığı pay, küresel yatırımların dağılımı ve bunların önümüzdeki yıllardaki eğilimleri açısından pek de iyi bir tablo çizmiyor. Kurumun, yıl içindeki yayınlarına dayanarak, 2024 yılına ilişkin dikkat çektiği noktalardan ilki, küresel ekonomik büyümenin 2024’te yüzde 2,6’ya gerileyerek resesyon eşiği olarak kabul edilen yüzde 2,5’un bir miktar üzerinde gerçekleşeceği öngörüsü, ki bu oran, büyümenin pandemi öncesinin altında gerçekleştiği üçüncü ardışık yılı oluşturuyor. Nitekim, 2015 - 2019 yılları arasında dünya ekonomisinin büyüme oranı yüzde 3,2 idi
Küresel Hasıla
Kaynak: UNCTAD

6 Aralık 2024 Cuma

“İç cephe”den hareket eden bir neo-İttihatçılık - II


Tolga Tören 

Bu blog’da 6 Kasım 2024 tarihinde yayımlanan “‘İç cephe’den hareket eden bir neo-İttihatçılık” başlıklı yazıda, “Bahçeli şahsında iktidar bloğunun DEM Parti vekillerine uzanan elinin çıkış noktasının (…) bölgesel çalkantılar” olduğu belirtildikten sonra, Milli Güvenlik Kurulu’nun (MGK) 3 Ekim 2024 tarihli kararında yer verilen Suriye ve Irak topraklarında “terör örgütleriyle mücadele”ye ilişkin ifadelere atıf yapılmıştı. Yazı, “AKP'nin şimdiye kadarki açılım siyasetlerinin stratejik hedefi, Türkiye, Suriye, İran ve Irak'ta ilerici Kürt siyasetlerini tasfiye ederek ya da etkisizleştirerek, Türkiye sermayesinin yayılma dinamiklerine zemin hazırlamak olageldi” notu düşüldükten sonra şu satırlarla sona eriyordu: “‘İç cephe’den güç alarak konsolide olmaya çalışan ve bu konsolidasyonla kendi sınırlarının dışına taşmaya çalışan bir neo-İttihatçılıkla karşı karşıyayız!”. 

25 Kasım 2024 Pazartesi

"Çözüm" tartışmaları: Varoluşsal bir sorunu yönetilebilir kılma hamlesi

Foto: Yeni Soluk
Tolga Tören

Görünen o ki, Devlet Bahçeli’nin, PKK lideri Abddullah Öcalan’ın mecliste konuşma yapması önerisiyle başlayan süreç, muhataplarının ‘yeni çözüm süreci yok’ gibi ifadelerine ve hatta PKK’nin TUSAŞ bombalamasına rağmen bir şekilde ilerliyor. Ve gene görünen o ki, bu defa sürecin muhatapları ya da tarafları, önceki müzakere süreçlerinden farklı olarak ‘silahlarını’ koruyarak hareket ediyor. Bu durum, Cumhur İttifakı cephesinden bakıldığında, bir yandan, örneğin kayyum atamalarında görüldüğü üzere, iktidar sopasını, başta Kürt muhalefeti olmak üzere, muhalefet dinamiklerinin üzerinde her an sallandırmak ve kuzey Suriye’de süregiden askeri operasyonlar biçiminde kendini gösteriyor. Diğer yandan da Devlet Bahçeli’nin ağzından çözüm havucu sürekli gündemde tutuluyor. 

14 Kasım 2024 Perşembe

Şu "parasallık meselesi" ve o 20 dakika!

Foto: Diken

Tolga Tören 

Hürriyet'te "İzmir'deki facia yürekleri dağladı! 5 çocuğu yangında ölen anne konuştu... Aile hakkında yeni bilgiler ortaya çıktı" başlığıyla yer aldı, İzmir'in Selçuk ilçesinde iş için 20 dakikalığına ayrıldığı evinde çıkan yangında, evde bıraktığı beş çocuğunu kaybeden Melisa Sinem Akcan'ın haberi. 

Haberde hayatını kaybeden kardeşlerin Tahsinağa Camii'nde ikindi namazını müteakiben kılınan cenaze namazından da bahsedilmiş, nasıl bir haber değeri olduğu ve başka nasıl olabileceği bilinmese de, beş kardeşin tabutlarının yanyana konulduğu detayı ile birlikte. Ne cenaze namazı sırasında jandarmanın babanın bileklerindeki kelepçeleri çıkardığı atlanmış haberde ne emekli bir felsefe öğretmeninin kızı olan anne ve eşinin çeşitli suçlardan kaydı olduğu ne de ailelerinin rızası olmadan evlendikleri. Velhasıl, haberden anladığımız kadarıyla ihmalkar! anne ve baba zaten suçluymuş, hem topluma hem de ailelerine karşı! Jandarma (devlet okuyunuz!) ise, yüce gönüllü. 

6 Kasım 2024 Çarşamba

"İç cephe"den hareket eden bir neo-İttihatçılık

Foto: Evrensel

Tolga Tören

Noam Chomsky, "Dünyaya Kim Hükmediyor?" (1) başlıklı kitabında İsrail-Filistin çatışmasının çözülememesi durumunda, bölgesel bir barışın gerçekleşmesinin bir hayli zor olduğunu, bu durumun da, özellikle ABD medyasının "dünya barışına yöneli̇k en büyük tehdi̇t" olarak tanımladığı İran'ın nükleer programı açısından önemli etkileri olacağının altını çizer. 

Batının büyük bir İran takıntısı olduğunu vurgulayan Chomsky, literatürde "uluslararası toplum ile İran arasındaki açmaz" ifadesinin sıklıkla kullanıldığının altını çizdikten sonra, "uluslararası toplum" ifadesinin asıl olarak ABD ve onunla birlikte hareket edenleri işaret ettiğini belirtir. Chomsky'ye göre, ABD ve İsrail açısından bakıldığında, İran'ın askeri caydırıcılığa sahip bir güç olmasının tahammül edilemezliği anlaşılabilir bir durumdur, keza caydırıcı bir İran, ABD ve İsrail'in bölgeyi şiddet yoluyla kontrol etme gücünü sınırlamaktadır. "İran tehdidi" olarak ifade edilen durumun özünü de bu nokta oluşturmaktadır (age, s. 140 - 141). 

Chomsky'nin bahsettiği "saplantı" son dönemlerde iyiden iyiye görünür olmuş durumda. 

1 Haziran 2024 Cumartesi

Güney Afrika: Seçimler ezilenlere umut ışığı yakmıyor!

Foto: Bianet

Tolga Tören

The Economist dergisi, 29 Mayıs 2024 tarihinde Güney Afrika Cumhuriyeti’nde gerçekleşen seçimleri kastederek şu soruyu soruyordu: “Güney Afrika’yı kim yönetecek?”

The Economist’in merakı anlaşılır elbet.

8 Eylül 2023 Cuma

BRICS ve sonrası: Eski ölür, yeni doğamazken...

 

                 Foto: New Cold War

Tolga Tören

BRICS, 6 yeni üyenin katılımıyla birlikte, dünya safi yurtiçi hasılasının yüzde 36'sını, dünya nüfusunun yaklaşık yarısını kapsayan, dünya petrol çıktısının yüzde 42'sini üreten bir birlik haline geldi. 

Başarıp başaramayacakları konusunda şimdiden birşey söylemek zor olsa da ve bu konu birçok çevrede tartışılmaya devam etse de, BRICS'in önemli gündem maddelerinden birisi ABD dolarının dünya ekonomisindeki egemenliğine son vermek. 

6 Eylül 2023 Çarşamba

Türkiye'de sermayenin 100 yıllık seyri


Türkiye'de sermayenin 100 yıllık seyri
Mehmet Türkay* - Tolga Tören**

Genel olarak sermayenin seyrini anlamak için devlet ve toplumsal dönüşüm dinamiği göz önüne alınmalıdır. Dolayısıyla belirli bir tarihsellikte yaşanan toplumsal dönüşüm, bağlı olarak sınıf kompozisyonunun dönüşümü ve nihayetinde bu dönüşümlerin devlete yansıması sermayenin toplumsal var oluşunun sınırlarını oluşturur. Böyle bir çerçeveden bakınca Türkiye'nin yaşadığı yüz yıllık süreç "dış dinamikler"in de müdahil olduğu bir özelliğe sahiptir.

30 Ağustos 2023 Çarşamba

"BRICS Zirvesi: Küresel Güney Batılı Zenginlere Karşı" mı?


Tolga Tören

Yukarıdaki başlığın tırnak içindeki kısmı bana değil Deutsche Welle (DW) haber sitesinin Almanca edisyonuna ait. Başlığın devamındaki spotta ise, 22 - 24 Ağustos 2023 tarihlerinde Güney Afrika Cumhuriyeti'nin Johannesburg kentinde toplanan zirvede Brezilya, Rusya, Hindistan, Çin ve Güney Afrika'dan oluşan BRICS ülkelerinin gündemlerinde, gurubun genişlemesinin ve yaptırımların olduğu belirtiliyor. 

17 Ağustos 2023 Perşembe

Afrika'daki Rusya, afrikadefterleri.blogspot.com

 


Tolga Tören

Bir önceki yazıda, başta ABD olmak üzere batı bloğunun Afrika üzerindeki hegemonyasının çeşitli platformlarda sorgulandığı ifade edilmişti. 

Bu sorgulama kuşkusuz kimi nesnel temellere dayanıyor ve gene bir önceki yazıda ifade edildiği üzere, Çin kıtada egemenliğini arttırmaya çalışan aktörlerin başında geliyor, ki bu başka bir yazının konusu olmayı hak eder nitelikte. 

13 Ağustos 2023 Pazar

Afrika’da hegemonya savaşları, afrikadefterleri.blogspot.com

   Foto: MR Online
Tolga Tören 

Kolonyalizm ve emperyalizm kavramları kullanıldığında akla ilk gelen coğrafyalardan birisinin, bir bütün olarak Afrika kıtası olduğunu söylemek hiç abartılı olmaz.

Karl Marks’ın ünlü kitabı Kapital’de, “kapitalizmin pembe renkli şafak ışıkları”nın göründüğü zaman olanrak tanımladığı 15. yüzyılda başlar kıtanın sömürgeleştirilme süreci.

31 Mayıs 2023 Çarşamba

G7'de Emek ve İstihdam: "Güvenceli Esneklik", "İnovasyon" ve Göç


Tolga Tören

G7 zirvesi 19 -21 Mayıs 2023 tarihleri arasında Hiroşima’da toplandı. Zirvenin web sayfasının “ele alınacak konular” başlıklı bölümünde Covid - 19 pandemisi deneyiminden ve Rusya’nın Ukrayna’ya karşı, uluslararası düzenin temellerini sarsan saldırganlığından dolayı uluslararası topluluğun tarihsel bir dönüm noktasında olduğu belirtiliyor. Devamında ise zirvenin iki temel perspektifi vurgulanıyor: 

23 Mayıs 2023 Salı

14 Mayıs seçimleri üzerine



Tolga Tören

Malum, 14 Mayıs 2023 başkanlık seçimlerinin resmi sonuçlarına göre Recep Tayyip Erdoğan yüzde 49,52; Kemal Kılıçdaroğlu yüzde 44,88; Sinan Oğan ise yüzde 5,17 oy aldı. En azından ilk tur sonuçlarına göre Erdoğan öndeyse de, bu galibiyetin anayasanın Erdoğan’ın adaylığı aleyhindeki açık hükümlerinin ihlal edilmesi başta olmak üzere, bir dizi hukuksuzluk ile elde edildiği notunu düşmek gerekiyor. Seçimler sürecinde istifa etmesi gereken bakanların istifa etmeyerek kamu kaynaklarını kendi partileri ve iktidar adayları lehine kullandırtması, bir kamu kurumu olan TRT’nin tüm adaylara eşit süre vermektense iktidar medyası gibi çalışması bu konudaki örnekler. Kamu kurumu olmasalar da kamusal bir görev icra eden özel medya kuruluşlarının iktidarı kayıran yayınları, başta Yeşil Sol Parti olmak üzere muhalefetin çeşitli öğeleri üzerindeki baskılar da cabası. 

17 Mayıs 2023 Çarşamba

Ekonomik göstergeler ve buzdağının yüzleri - II

Foto: unsplash


Tolga Tören

Bu yazının bir önceki bölümü sadece muhalefet etmek için, anti demokratik olduğu gibi bölüşümcü politikalara kapıyı kapatmanın bir aracı olan merkez bankası bağımsızlığının savunulacak bir yanı olmadığı vurgusu ile sona ermişti.